Etkinlikler

Ayın Konuğu: Ercan Ata

iSpor Derneği’nin aylık olarak yayımladığı, spor camiasındaki gelişmeleri ve çalışmaları konu alan e-bültenimizde konuğumuz Türkiye Spor Yazarları Derneği(TSYD) Başkanı Sayın Ercan Ata.

Sadece milli sporcularımızı ve Federasyon Başkanlarımızı değil, yetkin spor insanlarımızı da sizlerle buluşturmaya devam ediyoruz. Yakında çıkması beklenen Spor Kanunu ne aşamada? Kanunda giderilmesi gereken sorunlar neler? Federasyonlarımızın güncel durumlarına dair her şeyi Sayın Ata ile konuştuk. Şimdi öz Sayın Ata’da :

Esra Küçükyalçın’ın moderatörlüğünde gerçekleşen ve TSYD Ankara Şubesi Başkanı Ercan Ata ile kurucu dernek başkanımız İbrahim Özgür Türkalp’in konuk olduğu canlı yayından bir kare

Evet bugünkü soru cevapların sohbetimizin hoş geldiniz bugünkü sohbetimizde Ercan Ata Türkiye spor yazarları derneği Ankara şubesi başkanı ile görüşeceğiz sohbet edeceğiz spor derneği adına bu toplantı yapıyoruz ve bazı sorularımız olacak Ercan hocama Ercan hocam hoş geldiniz

  • Hoş bulduk teşekkür ederim iyi yayınlar

Nasılsınız?

  • Valla yoğun bildiğiniz gibi bahçede uğraşıyoruz. Birkaç tane peş peşe önemli bir resepsiyonumuz var onun hazırlığını yapıyoruz inşaat devam ediyor. Ara ara camdan da kontrol ediyorum bu ara verdiğim bir süre içerisinde yetiştirmeye çalışıyoruz.

Evet hocam tekrar herkese hoş geldiniz diyorum spor derneği adına yaptığımız bu sohbete soru cevap şeklinde devam edeceğiz. Sorunlarımı hemen başlatıyorum Ercan hocam. Dikkatinizi çeken milli takımlarımızın güzel güncel başarılarını bizlerle paylaş paylaşabilir misiniz?

  • Şimdi son dönem içerisine baktığın zaman tabii ki önemli olan Türk güreşinde bir çıkış vardı. Bu olimpik süre içerisinde bu çıkış biraz zayıfladı. Ama yine de Türk kadını gücünü gösterdiler. Devam ediyoruz. Devam ettiğimiz bölüm içerisinde de arkadaşlarımızın yeni bir yapılanma içerisinde genç bir kadro ile daha güçlü bir şekilde bir sonraki olimpiyatlara gideceğini düşünüyoruz. Jimnastikte tabi beklentimiz çok yüksek. Maalesef ayrı bir artistik jimnastik bu olimpiyatta yok 2024’te inşallah olacak Ayşe Begüm Onbaşı kızımız eminim ki ora için de kota alacak. Bayan atletizminde şu dönem içerisinde tabi çok meşhur devşirme adına söylenen söylentiler. Ben bunları pek kabul etmiyorum ama- bu arada özür dilerim hemen kapattım (telefon çalar)- bayan atletizmi ile ilgili bir çıkış bekliyorum. Eda özellikle ciritle çünkü dünyanın şu anda ilk 5 serisi içerisinde Meryem yürüyüşte Fatma yürüyüşte bunlar çok değerli kızlarımız oradan bir çıkış bekliyorum olimpiyatlarda. Diğer bölümde Judo zaten raykingin içerisinde 3 tane sporcu var. Rayking demek ilk sekizin içerisinde olup bay geçme şansı çok yüksek olan olimpiyatlarda sporcularımız var. Kaçırmamamız gereken bir şey var o da şudur yüzme yüzmeye yapılan yatırımlar hakikatten meyvelerini vermeye başladı biz geçmişte 30 yıl. nsanların sadece bir kez yaşantısı boyunca 5 olimpiyat görüp 1 kez final yüzen bir arkadaşımızı gördük ama yeni yapılanma spor bakanlığımız ve federasyonumuzun ortak çalışması meyvelerini vermeye başladı. Bugün 12 tane sporcumuz a barajı geçerek olimpiyatlara katılıyor Tokyo olimpiyatlarına. Bu çok önemli başarı bunu küçümsemek bana göre yanlış olur çünkü bu gençlerimiz diyeceksiniz ki final yüzebilir mi belki yüzenler olacaktır Emre Saçlı’dan bekliyoruz. Özellikle final yüzmesini madalya şansımızın bu olimpiyatta zor ama 2024 – 2028 de Türk yüzmesi dünyaya damga vuracağını düşünüyorum. Branşları değerlendirdiğimiz zaman tekvandodaki düşüşü gözle görülür düşüşü Servet Tazegül baliden sonraki bölüm içerisinde erkek judo da görüyoruz bayan erkek tekvandodaki düşüşü net bir şekilde görüyoruz. Onun dışındaki branşlardaki yelkende alınan kotalarımız var orada da yine vatandaş sporcularımız var.  Ama Türk sporunun bana göre talihsiz bir bence pandemidir.  Olimpiyatlarda bu süreçte biz normal olimpiyatları olabilseydi Tokyo’da yani 2020 yılındaki tarihimizin belki de en büyük sürprizini yapacaktık. O alınan 11 madalyanın çok üstüne çıkacaktık. Öyle diye düşünüyorum ama bugün şöyle bir değerlendirdiğimizde tabii ki pandemi sürecini biz doğru değerlendirdik mi nasıl geçirdik bunlar ayrı bir konu bilmiyorum soru sorarsınız buradan da cevaplarım.

    TSYD Ankara Şubesi Yönetim Kurulu, Spor Toto Teşkilat Başkanı Bozgeyik’i ziyaretinden bir kare

Evet hocam diğer sorum şu olacak size sizce federasyonlarımızın bugüne kadar başardıkları en önemli şey ya da şeyler nelerdir? Bundan sonra hangi konuları çözmelidirler örnek verebilir misiniz?

  • Şimdi federasyonlara baktığımız an tabi bireysel olarak değerlendirildiğinde tabii ikiye ayırmamız aslında üçe ayırmamız gerekiyor. Paralimpik branş/engelli branş, olimpik olmayan, olimpik olanlar. Biz yıllarca devleti kandırdık nasıl kandırdık çok derler ya tabiri caizse uyduruk turnuvalarda alınan madalyalarla biz devletimizin gözünü boyadık. Yok işte 20 tane madalya aldık yok 160 tane aldık bir şampiyonada gelinen noktada düzenlenen çok pasifize edilmiş organizasyonları biz Türkiye’ye de kazandırmaya çok seven bir toplum olduk. Ama bugün bu ciddiyet üst düzeyde şimdiki bakanımız sayın Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun bu konudaki hassasiyeti çok. Gereksiz turnuvaları artık Türkiye alınmıyor. Gereksiz organizasyonlar Türkiye alınmıyor. Sonraki süre içerisindeki başlayan çıkışlar da bana göre Türk sporu adına güzel çıkışlar. Çünkü tarihi dereceler geliyor tarihi skorlar geliyor. Futbolu bundan ayrı tutuyorum. Evet paralimpik branşlarında daha dikkatli olmalıyız çünkü çok sansasyonel işler var. Doğru insanlar buralarda yönetici değiller doğru insanlar buralarda teknik adam değiller bunları çok çok sık elemeliyiz. Yani bayağı bir elemeden geçilerek çok bir üst düzey eğitimlerle beraber 15 günlük eğitim ve milli takım antrenörü olunmaz. Türkiye’deki en büyük sıkıntılardan bir tanesi bu. Olimpik branşlar da bizim çok büyük handikaplarımız var. Devlete dayalı yapılan seçimleri ben kabul etmiyorum. Çünkü birilerinin mesajı ile başkan olunmaz insanlar hak ederek oraya gelir. Ve üzerinde özellikle durduğum bir noktada var her branşın kendi sporcusunun sporu bıraktıktan sonra o branşa başkan olması yönünde. Çünkü ben 2017 yılında yurt dışında bir panele gittim. Bu panelde çok enteresan bir şeyle karşılaştım.  Salondaki davetliler tanıştırılıyor gazetecilere ilk ayağa kalkan işte europion champion dedi ikincisi işte olimpic champion dedi geçtik işte 2004 Atina’da olimpiyat madalyalı yani şöyle federasyon başkanlarına baktım şok oldum. Hepsi dünyanın sayılı sporcuları bizim federasyon başkanı kalktı ayağa children champion yani şimdi güler misin ağlar mısın derler.  Biz temsili anlamda doğru temsil edilmediğimiz için dünya bugün uluslararası federasyonların yönetimine insanları sokmak için çok büyük mücadeleler veriyor.  Türkiye’de bu mücadelenin içerisinde en üst seviyede olan birkaç federasyon başkanımız dışında kimse yok.  Çünkü neden yok İngilizce bilmiyor bugün uluslararası federasyonların yönetimine aday olan arkadaşımız 5000 lira 6000 lira para ödeyerek yanında tercümanları oturup bu mücadele yapıyor. Yani ağlarım gülünecek halimize derler ya şu anda hakikatten o durumdayız. O yüzden devletimiz ivedilikle bu ayrımı çok iyi yapmalı sporu yöneten büyüklerimiz çok daha dikkatli olmalı kime neyin görevini verecek olduğunu kime ne desteği verecek olduğuna çok dikkat etmeli çünkü biz buna dikkat etmiyoruz.  Hatır gönülle iş yaptığımız sürece Türk sporunun yerlerde sürünmeye devam edeceğini düşünüyorum. Cumhuriyet tarihimizin özellikle son 16/17 yılında cumhuriyet tarihimizin tesislerine kavuştu bu ülke. Korkunç tesislerimiz var ama tesislerimizi doğru kullanıyor muyuz? veya yönetici kadromuzun doğru olduğunu düşünüyor muyuz?  Hayır bugün il müdürlerine varıncaya kadar federasyon başkanlarına varıncaya kadar bu sayının yüzde on yüzde 15 civarında olduğunu düşünüyorum doğru insanların doğru şekilde doğru yerlerde olduğunu düşünüyorum. Onun dışındaki insanların ise tamamen siyasete kanalize olduğunu düşünüyorum. Ya çok özür dilerim ya bir federasyonun bir hikayesini anlatayım ben size bir başkanın yanında oturuyorum önünde listeler var listelere bir bakıyorum ya il temsilcisi atanacak il temsilcisi yani eskiden buna ajan derdik biz il temsilcisinin atanacak olduğu bir ile o siyasi partinin il başkanı milletvekili karar vermemeli.  Federasyon başkanı kendi karar vermeli ne kadar siyasetin içine girdiğimiz ne kadar siyasetin sporu yönetmeye kalktığını görüyoruz. Oysa siyaset ve spor iç içe olduğu sürece Türk sporu bakın tesis anlamında cumhuriyet tarihinin en önemli tesisleri buradan spor bakanımıza sesleniyorum lütfen federasyon başkanlığı seçimlerinde çok elemeler yapalım. Oy kaygısı taşıyan federasyon başkanlarının dikkatini çekelim devletin paralarını çarçur etmesinler.  Çünkü devletin korkunç şekilde paraları çarçur ediliyor bunları kalem kalem veririm federasyon federasyon veririm ama sporu yöneten büyüklerimize özellikle spor bakanlığımızın alt kadrosunun çok daha dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum.  Olimpiyatlara hazırlanıyoruz adam kendi olimpik sporcularını kabul edip onların a’dan z’ye bütün ihtiyaçlarını karşılamak yerine olimpiyatlardan sonra yapılacak olan seçimin yatırımın yapıyor devletin parasıyla işler çeviriyor. Onun için bizim önce bu kafayı değiştirmemiz gerekiyor değiştirdiğimiz zaman zeki çevik ahlaklı insanların da bu işin içine kanalize edildiği zaman Türk sporu dünyada zaten söz sahibiyiz belirli branşlarda şimdiki söke söke haklarımızı alırız.  Bu çocuklarımız bizi en iyi şekilde temsil edeceklerdir etmeye de devam ediyor çünkü.  Hem eğitim hem spor son dönem içerisinde bayağı ön plana çıktı geçmişte spor mu eğitim mi derdik eğitimi seçerdik.  Ama bugün sunulan imkanlar devletimizin sunmuş olduğu imkanlar spor bakanlığımızın milli olimpiyat komitemizin vermiş olduğu maddi kaynaklar ve manevi kaynaklar çok üst seviyede. O yüzden doğru kişiler doğru zamanlama doğru anda bunları kullanmamız gerekir diye düşünüyorum.

    Japonya Büyükelçisi’nin TSYD’yi ziyaretinden bir kare

Peki federasyonları bir lokomotife benzetirsek zaten biraz bahsettiniz ama hangi kulüp başkanı olmak için hangi kriterler olması gerekir?

  • Aslında kriterlerden ziyade bir kere şimdi şu var biz 2004 yılındaki özerkliği savunduğumuz dönem içerisinde bazı kriterler vardı. Şimdi devlete özellikle siyasi partilere kanalize olan insanların bütçesel anlamda bir sıkıntıları yok çünkü neden siyasi parti dilinden hallediyorlar. Orada her yıl katkı payının federasyonlara katkı payının düşmesi gerektiğini görüyoruz. Tabi ki şu anda devlet düşürüyor bazı katkı paylarını ama öz gelirler anlamında özgür hocamın da sizin de programımızda bahsettiğimiz Öz gelirler anlamında hangi federasyon ne kadar yapıyor burada number one yani bir numara olan federasyonlarda var. Bunların isimlerini verip diğerlerini rencide etmek istemiyorum.  Bugün çekinmeden eleştirdiğim bir nokta var Türk güreşi olimpiyat tarihimizin en çok madalyasını alan branştır soruyorum kendine ait bir tesisi var mı? en büyük bütçelerden bir tanesini alıyor kendine ait bir bütçe var mı? Türkiye’de tesisleşme adına birkaç tane federasyon var onun dışında başka kimse yok judo federasyonu yeni tesisine kavuştu. Bunun en iyi örneği badminton federasyonu severler sevmezler ayrı bir konu doğru işleri yapıp yapmadığı tartışılır ayrı konu.  Ama badminton federasyonu bugün Türkiye’nin bana göre 1 numarasıdır neden bir numarasıdır?  Kendi öz gelirleri ile beraber Ankara Aktepe’de kurulan tesiste hem ekonomik gelir hem de bütün her şeyin orada yapıyor. Bugün Türk güreşine baktığımız zaman Türk güreşi hala otellerde toplantılarını yapıyor otellerde organizasyonlar yapıyor.  Oysa en büyük bütçeyi alıp da en büyük başarıyı elde eden Türk güreşinin bugün Türkiye’nin her yerinde tesisi olması gerektiğini düşünüyorum.  Voleybol federasyonunun kendine ait bir tesisi var bu tesis de zaten bana göre zenginlerin kullanabilecek olduğu genç kardeşlerimin kullanacak olduğu bir tesis değil önce öze dönülmesi gerektiğini düşünüyorum.  Buradan da Akif başkanım darılabilir ama biraz da iğneyi kendimize batıralım hesabı kitabı doğru yapalım. Çünkü Türk sporu inanın bana turizm firmalarına otellere para kazandırmaktan başka bir şey yapmıyor ve öz gelirleri anlamında da birçok federasyon yerlerde sürünüyor ama tabi siyasi angajmanı kullanarak kendi bütçesini sağlama alıp yiyip içip yatmak gezme yeri olarak düşünüyorlar.  Buradan bir eleştiri daha yapacağım bazı federasyon başkanlarına kimse kusura bakmasın devlet sizi yedirip içirip dünyanın bütün ülkelerini gezmeniz için oraya orada size para göndermiyor. Bir federasyon 12-13 milyon TL bütçe alıp yüzde ikisini sadece altyapı ya yüze ikisini eğitime yüzde ikisini tesisleşme harcıyorsa o zaman ben bu federasyonu sorgularım.  Ve o gün görevden alırım

Peki birazcık yeni spor yasasından bahsedelim herkes bu konuyu çok merak ediyor ve bu konuda çok konuşmalar var. Peki sizce yeni yasada olması gereken ve çözmesi gereken hangi konular yer almalı?

  • Orada bir ayrım yapalım yani kulüpler yasasıyla spor yasası yani federasyonları ilgilendiren yasayı mı konuşalım kulüpler yasasını mı?

    TSYD Ankara Şubesi Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok’u ziyaretinden bir kare

Aslında her ikisinden de bahsedebiliriz çünkü her ikisi de konuşulan konular arasında

  • Şimdi şöyle bir şey var kulüpler yasası ile ilgili biliyorsunuz yıllardan beri her gün konuşuyoruz her gün dönemi gelince haberlerimizi gündeme getiririz. Fakat ne gariptir ki cumhurbaşkanlığının kapısı yol geçen hanı oldu kulüpler tarafından vergi borcu çal kapısını vergimizi affettir.  Maliye Bakanlığı git Spor Bakanlığı’na yalvar federasyon başkanları gelir kulüp başkanları gelir kulüpleri borçlandırıp borçlandırıp saçma sapan transferler yapıp Türk gençliğine güvenmeyip yabancı çöplüğüne çevirdikleri bir ülkede yaşıyoruz. Futbol anlamında öncelikle bu öze dönmemiz gerektiğini düşünüyorum yani. Ben örnek vereyim yabancı sayısının Türkiye’de ivedilikle azaltılmasını yani ırkçı da değilim.  Ha çok üst düzey sporcular gelecekse bunları da kabul ederim ama ben kriter koyarım.  Maçta 18 yaş altı 5 tane sporcu olsun derim. Bir sonraki yıla hazır olacaktır.  Yani yasa ile ilgili bölüm yasanın çok uzun yıllar da ben gideceğini düşünüyorum.  Meclise kadar geldi meclisten tekrar geri gitti. Neden gitti? Çünkü kulüp patronlarını patron diyorum bunlara kulüp başkanı birçoğuna demiyorum. Çünkü bunlar kendi işleri ile kulüp başkanlığını bir tutup patronluk yapıp kendi öz gelirlerin arttırmaya çalışan bazı federasyon bazı kulüp başkanlarının menajerlerle ortak olduğunu biliyoruz ki buna bazı haberlerde dahil olmak üzere. Bu yüzden bu çöplük yapısının bu kirli yapının bir an önce temizlenmesi Futbol Federasyonu’nda rahatlaması gerektiğini düşünüyorum. Herkes kendi işini yapacak dürüst yapacak ahlaklı yapacak. Federasyonlar bölümüne gelince ise federasyon bölümlerin içeresinde ilk maddede çok şeyler vardı yani federasyon başkanlarının görev sayısının yıl olarak düşürülmesi iki yıl iki dönemle kısıtlanması yönetici sayısının dokuza düşürülmesi harcamalar daha birçok şeyler vardı. Fakat her ne hikmetse meclisin gündeminde olan madde şu anda birden geri çekildi.  Orada da ne oluyor bilmiyoruz spor bakanlığımız tabii ki bununla ilgili sayın Kasapoğlu çalışmalarını yapıyordur. Ama oradaki yapının içerisinde de doğru insanlar mı bunu yapıyor veya yanlış insanlar yanlış bilgiler mi veriyor? onu da bilmiyorum.  Sayın bakanımın en kısa sürede bu konu ile ilgili yumruğunu derler ya masaya vurup ne yapıyorsunuz nedir bu durum diyecek olduğunu düşünüyorum her iki yasanında ben çok kısa süre içerisinde ben meclisten geçeceğini düşünüyorum.

    Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Kamil Çelebi Kılınç ve Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Şube Müdürü Gürcan Yaman’ın ziyaretinden bir kare

Umarız bu konuda yani daha hızlandırma çalışmaları olur. Umarız dediğiniz gibi yıllardır konuşuluyor. Dediniz ki hala da konuşuluyor hala soru işaretleri arasında. Peki halihazırda olimpiyat kotası bazında sizce en başarılı federasyonunuz hangisidir az önce badmintondan…

  • Yüzme başarılı dedim.

Yüzme başarı dediniz bir federasyondan daha bahsettik o da başarı demiştiniz az önce

  • Judo var bu konuda

Judo

  • Atletizm var yelken sporu var boks şimdi kotaları almaya başladı. Yani kota sayısından ziyade ben bu olimpiyatın madalya endeksli olduğunu düşünüyorum. Yani kota sayısı ne kadar atletizmde belki biliyorsunuzdur 2500 olan sayı 1800’e düşürüldü. Pandemi nedeniyle spor sayısı düşürüldü. Hem görsel anlamdaki elemeleri ortadan kaldırdılar. İlk elemenin ardından direkt çeyrek finalin ardından direkt yarı finaller ve finaller koşulacak müsabakalar daha renkli bir hale getirilmeye çalışıldı. Zaten birtakım sporlarında Türkiye’nin pek de şansı olduğunu görmüyorum.  Bundan sonraki süreç içerisinde ne kadar olur onu da bilmiyorum. Çünkü sahaya çıkan ilk 5’in ilk altının tamamen hepsi yabancı ya futbolda sahaya çıkan 11’in 11’i yabancı ırkçı değilim bunu özellikle söylüyorum Türk gençliği adına söylüyorum.  Federasyonların olimpik anlamdaki en büyük çıkışı yapan federasyonlarda şöyle bir sıralarsak olimpik almamda yaş kategorilerine göre atletizmi öne çıkarırım yüzmeyi öne çıkarırım jimnastiği öne çıkarırım. Çünkü bu branşlar badminton siz mesela söylediniz orada Neslihan kardeşimiz olimpiyat kotası aldı daha önceden de bir olimpiyatlara gitmişti.  2012 yanılmıyorsam Neslihan’ın ilk olimpiyatıydı. Yani gençlere değer verdikçe gençlere bu güveni aşıladıkça doğru eğitimle beraber doğru tesisleşme ile doğru antrenman programı ile biz çok daha ilerisi için bunu söylüyorum 2024-2028 çok üstte başarılara imza atacağımızı düşünüyorum. Ama ben özellikle Özgür Hoca’mın konuşmasının içerisinden bazı bölümleri aldım il spor bakanlığı yapısının ben daha değişken olması yönünde yani değişken olması olduğunu düşünüyorum.  Çünkü sporun içinde KYK’lar yurtlar biliyorsunuz e gençlik de var. Ya ben şahsi fikrimi söylüyorum ben spor bakanımızı sadece spor bakanı olarak görmek istiyorum KYK’ya gitsin milli eğitim bakanlığı uğraşsın yurtlarla gençlik de gitsin aile ve sosyal bakanlığı ilgilensin. Yani orada bir iki bakanlık daha olabilir ya bu kyk ile gençliği diğer iki bakanlığa bağlayabiliriz. Yani sporun özüne dönebilme adına tek taraflı sadece spora kanalize olan bir yönetim şeklinin doğru olacağını düşünüyorum.  Yani buradan tabii bunun paydaşları var nedir işte besyolar. Besyolar zaten benim için büyük bir handikaptır. Hocam bilmiyorum izleyince bana darılabilir ama besyolarda ben doğru eğitim olduğunu ben düşünmüyorum şöyle ki düşünmüyorum. Milli kartları veriliyor sporculara devletimiz bugün bu havuzun içerisine aldığı sporcular küçümsenmeyecek rakamlar ödüyor.  Olimpik kadroya girenlere spor bakanlığımız milli olimpiyat komitesi üzerinde yani olimpik kadrodaki çok büyük paralar ödüyor. Fakat buradaki aldıkları puanlarla birçok insan üniversite haklarını elde ettikten sonra Türkiye’de biz bunun araştırmasını yaptık. Türkiye’de son 5 yıl içerisinde yaklaşık %75 sporcu sporu bıraktığını görüyoruz. %25’i devam ediyor burada bir sıkıntı var. Yani bu nedenle bu puanlama sisteminin daha yukarılara çekilmesi. Örnek veriyorum atıyorum 450 barajı içerisinde bu puanlamanın değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.  Şimdi ilk bağlantıda söylemiştim 250 260 tane antrenörün çoğunun sahte olduğunu söyledik yani 30 küsur bin civarında bir çocuğumuza antrenör yapacağız bölümünü okuyor bitirdikten sonra hayat yeniden başlıyor neden yeniden başlıyor birinci kademe ikinci kademe üçüncü kademe örnek veriyorum şimdi bu statü değişti.  Ama ben olsam besyoyu kazanan 450 puanla besyoya giren bir çocuğa bir kademeyi direkt veririm.  İkinci kademeyi seçecek olduğu branşlara göre veririm 3 tane ana branç koyarın iki tane yan branş koyarım. Bu 5 branşta profesyonel bir şekilde 4. sınıfta mezun olduğunda 4. kademe antrenörü olarak mezun ederim ve devlette aynı gün işe başlatırım. Çünkü bu akademik eğitim Türk sporuna faydalı olur ne dedik ilk bölümde dedik ki 18 yaş altı çocuğu evden alıp salona bile götürmeye hakkı yok çünkü sertifikası yok çünkü.  Dünyanın kabul ettiği o sertifikası kendilerinde yok. Yani sıkıntılarımız aslında çözülemeyecek sıkıtılar değil tamamıyla birilerinin endeksli spor politikası doğru değil doğru değil. Benim mesela yine eleştirdiğim noktalardan bir tanesi milli eğitim Bakanlığı’na bağlı öğretmenlerin sürekli federasyonların içinde olmasına karşın. Onlar gitsinler okullarda öğrenci yetiştirsinler ama besyolardan 4. kademe ile mezun olan insanları aynı gün federasyonlarda işe başlatırım ya da milli takımlarda işe başlatırım. Diğer türlü öğretmenlerin 40 yılını federasyonda doldurup emekli olmasına karşıyım neden karşıyım devletten zaten öğretmenlikten maaş alıyor federasyonların tüm sosyal haklarından yararlanıyor gece gündüz dünyayı geziyorlar. Bir bakıyorsun e eğitim eğitim yok. Benim bir arkadaşım var şimdi isim vermeyim atandığı gün federasyona geldi.  Bugün emekliliğini aldı bundan altı ay önce hiç okulda hiç okuluna gitmeden buna karşıyım o yüzden 450 puan diyorum öğrencilere milli puan orada değerlendirilsin.  Bir kademe 4 kademeden mezun olsun 5 kademeyi de atandığı federasyonda alsın ama bizde böyle bir çarpık var maalesef olmuyor.

Peki bu yapı dışında peki federasyonların attığı doğru adımlar var mı sizce Tokyo 2020 oyunlarıyla hazırlık sürecinde hangi adımları geliştirmeliler? 450 puan dışında aklınıza gelen

  • Yani şimdi federasyonların yapısına baktığımız zaman tabii ki doğru adımlar yapan federasyonlar var özellikle altyapılarda var. Üst düzey yapıların içerisinde bugün judoyu olimpiyata doğru bir adım olarak hazırlandığını düşünüyorum. Artı eksi bunun mücadelesini veriyorum her şey geliyor neye dayanır ekonomiye dayanıyor. Yani dayandığı nokta içerisinde özge lirlerinin ne kadar olduğuna bakmak gerekiyor. Devletin ne kadar katkıda bulunduğuna bakmak gerekiyor çünkü bir sporcu yaklaşık olarak 8-9 ay önceden net olimpiyata hazırlanmalı ama Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde de aynı sıkıntı yaşanıyor ama Türkiye bunun bir tık daha üstünde gibi gözüküyor biz oysa daha da yukarılarda olmamız gerekiyor. Hem beslenmesinden hem antrenman biliminden zaten pandemi den dolayı yaşanan sıkıntı var psikolojik anlamda bu baskının altında insanlar bireysel mücadelelerini nasıl yapacaklar buralara hem psikolojik anlamda iyi hazırlanmaları beslenme anlamında iyi hazırlanmaları gerektiğini düşünüyorum. Bunu başaran birkaç tane federasyon var bunu da buradan isim vererek diğerlerini rencide etmek istemiyorum. Zaten sürecin doğru yönetilebilmesi için spor bakanlığımızın kesinlikle geniş çaplı bir kadro kurması gerektiğini düşünüyorum şu anda birkaç kişi üzerinden yürüdüğünü biliyoruz. Bazen espri de yaparım memlekette her ağacın altından bir ağabeyimiz çıkıyor niye olimpik kadroları takip ediyor oysa bu kadro 50-60 olmalı o sporcularla yatıp o sporcularla kalkmalı yani hele hele olimpiyatlara 2 ay gibi bir süre kalmış şurada çok kısa bir süre kaldı yani gün olarak doğru yönettiğimiz yerler var yönetemediğimiz yerler var.

    TSYD Ankara Şubesi’nde Para Atletizm Avrupa Şampiyonası’nda madalya kazanan görme engelli sporcular ve Ankara Spor İl Müdürü Mustafa Çelik

Peki sizce olimpiyat kotası almış sporcularımız yeterli hazırlığı yapıyorlar mı? dediğiniz gibi 2 ay kala çalışıyor olmak değil dediniz ama aslında neyi doğru neyi eksik yapıyorlar? örnek verebilir misiniz? örnek olarak

  • Yani burada şöyle bir şey var yani 2 ay cümlesi yanlış 8 aylık bölüm içerisinde bir sporcunun her anlamda psikolojik olarak beslenme olarak müsabaka olarak devletin çok daha üst seviyede desteklemesi gerektiğini düşünüyorum kampların Türkiye’deki kampların çok daha geniş çaplı çok daha özel çalışmalarla hazırlık merkezlerinin daha üst seviyede olması gerektiği çünkü psikolojikanlamda sporcusu ne kadar hazır ne kadar hazır değil bu tartışılır hazırlıklarda belki birazcık geç kaldık pandemi nedeniyle âmâ bu süreçte bunları yaşanılabilir mi yaşanılabilir ama daha üst düzey önlemler alabilirdik çünkü psikolojik anlamda  biraz yıpranmış görünüyor sporcular buna rağmen tabii ki başarılı olacaklardır  tabii ki madalya gelecektir olimpiyatta ama koyulan hedefin birileri tarafından koyulan hedefin altında kalacağımızı düşünüyorum bu olimpiyatında Türk sporu adına sürprizlerle geçeceğini düşünüyorum sürpriz isimlerinde ön plana çıkacağını düşünüyorum.

Evet 2020 olimpiyatlarından daha sonrasında göz önünde bulundurarak müsabık faal sporcu havuzumuzun büyümesi adına eğitim ve altyapı ile ilgili hangi çalışmalar yapılmalıdır

  • Şimdi güzel bir konu Özgür hocam yetenek taramasından bahsetti yani şimdi biz yetenek taramasını neye göre yapıyoruz hangi bilimlere göre yapıyoruz yani bir yeteneğin sadece kol hareketi ile mi yapıyoruz iki tane engel üzerinden atlayıp da mı yapıyoruz? yani dünya bunun çözümünü çok farklı bulmuş öncelikle aileyi eğitiyor. Türkiye’de sosyal yaşantı çok sıkıntılı bir süreçten geçtiği için ailelerin hepimizin daha doğrusu çektiğimiz sıkıntılara belediyeler bir Avrupa’da belediye gelip çocuğun alır otobüse koyar okula götürür bütün sistemli bir şekilde uyumasından tutup her şeyini takip eder biz bunu yapabilecek bir nüfusa sahip miyiz değil tesise sahip miyiz tesisimiz var mı değil bilgiye sahip bilgiye sahip miyiz ona da sahip değiliz yani kimseyi küçümsemek istemem ama akademisyenler bu işin neresinde bilim adamları bu işin neresinde şimdi ben size küçük bir örnek vereyim bu yetenek taraması ile ilgili biz yetenek taramasının anatomik yapıyı veya diğer kol kas gelişimi vücut gelişimi nasıl bir kontrolden geçerek alıyoruz Türkiye ile bir Avrupa’yı kıyasladık biz bir hocamıza gittik hocam bununla ilgili bize cevap verin diye hocam da besyonun yöneticilerinden bir tanesi  biz zaten sıkıntı oradan başlıyor biz şimdi yetenek taraması içerisinde ben soruyorum bugün Türkiye cumhuriyeti devleti yıllardan beri yaptığı yetenek taramasından Türk sporuna kaç kişi kazandırılmıştır kaçı by son 5 yıl içerisinde bir üst seviye bir üst level yapmış oysa biz bu yetenek taramasını çok daha  farklı yapabilmeliyiz branşlara göre yapabilmeliyiz o branşın ilmini yapan insanlarla birlikte yapabilmeliyiz gazeteci Ercan Ata gitmiş salonda oturmuş a bu iyi sıçrıyor tamam olur geçiyorum vücut yapısı kalça yapısı uygun bir çocuğumuzu görüyorum evet sırık atlamacı aa tamam geçiyorum kolu güçlü bir taş atıyor örnek veriyorum yanlış anlaşılmasın barfiksi iyi çekiyor böyle bir şey yok Ercan Ata bunu seçemez seçmemeli  doğru değil her branşın ilmini yapan insanlar oralara gidip bu işi yapmalı şimdi ben size yetenek taraması ile ilgili bir okula telefon açılalım 30 tane öğrenci ismi ver denildiğini biliyorum e ne olacak bahsi geçen rakamların ne kadarı doğru ne kadarı samimi veya görev verdiğimiz arkadaşlarımızın da bir başkasına verdiği görevdeki insanların verdiği bilgiler ne kadar doğru o yüzden yetenek taraması Türkiye’de doğru mantık mı evet doğru mantık taramalı bölge bölge taranmalı eskiden şimdi Ege’de bilmem nerede havuz yok diye eleştiri yapılıp deniz vardı denildi Hakkâri’ye yapıldığında eleştirdik ama biz öncelikle kas yapısının bölgelere göre fiziki yapının  düşünce yapısının ne olduğunu araştıralım hangi bölgenin hangi sporlarda daha etkin olduğunu bir çözelim çözebildik mi burayı çözemedik

    Gençlik ve Spor Bakanlığı Sporcu Yetiştirme Daire Başkanı Selçuk Çebi ve Şube Müdürü Necmi Ünver ziyaretinden bir kare

Evet sayısal veriler de çok az aslında Ercan hocam bu konu ile ilgili aslında sayısal verilerin artırılması gerektiğinden bahsediyorsunuz

  • E tabi

Evet kesinlikle

  • İmkânlar anlamında tabii ki Ege’deki sporcunun imkanları daha fazla ama bugün bir bakıyorsunuz bazı branşlarda madalya uluslararası alanda genç kadroların özellikle doğudaki kardeşlerimizin daha başarılı olduğunu görüyoruz şimdi bunu ben devlete sorduğum zaman sporun yetkililerine sordum bilmezler ben oturuyorum tek tek bunları işliyorum araştırma olmadığı için… yani bugün nüfussal orana vurduğunuz zaman İstanbul’un çok çok önüne geçmiş illerimiz var maalesef yetenek taraması doğrudur ama şekli ve idare şekli seçim şekli ve Türk sporuna kazandırılmaya veya kanalizesi beya okulların okul takımlarına kanalizesi bence doğru değil çünkü neden doğru değil bazı okullara gidiyoruz bugün besyo’dan mezun olup 500000 öğrenci biz atanamıyoruz diyor peki kaç  okulda kaç tane besyo dan gelen beden eğitimi öğretmeni var bir de ona bakalım seçmiyorsunuz tercih etmiyorsunuz sonra gidiyorsun torpille bir federasyona 15 günlük antrenörlük diploması ile gidiyorsunuz 30 yıl okullara uğramıyorsunuz yani biraz kendimizi eleştirelim kimse kusura bakmasın  benim kızım da şu anda besyo okuyor yöneticilik okuyor oğlum besyo bitirdi yani bunları yaparken ben kendi çevremi de düşünüyorum yani benim oğlum besyo bitirdi branşım ne şu ne biliyorsun bir tane teknik terimini bilmiyor o zaman burayı sorgulayalım o besyoyu sorgulayalım yani bir yerlerde sıkıntı var sıkıntının temeline inmek gerekiyor artık açık öğretimde de artık rekreasyon dersleri başladığı buna ne kadar çok besyocular karşı çıksa da yapılmaya başlandı bu da bir ayrı tartışma konusu ama diğer sorum şu…  bakın spor bakanlığı bir çalışma yaptı özür dilerim şurada çok çok özür dilerim bir saniyenizi rica edeceğim Anadolu Üniversitesi ile bir çalışma yaptı şimdi buradan soruyorum kaçı bu kitaptan haberdar şimdi ben bunun youtube yayınını başlatacağım spor yönetimi 1 24 ciltlik bir kitap youtube üzerinden bu yayını haftada iki gün 2 şer saat eğitimlerle ben vereceğim şimdi gidiyorsunuz besyo’da öğretim görevlisi adam jimnastik dersine giriyor örneğin e jimnastiğin nesini biliyoruz önce bir  kendimizi eğitelim eğitelim de sonra insanlara gidip bir şeyler anlatmaya çalışalım tez hazırlayacak benim hocam yanındaki iki tane asistana verir sonra kitabıyla ortaya çıkar ben tez hazırladım kaynaklara bakıyorsunuz 9 sayfa kaynakça  yani o yüzden tabi ki kaynak olmalı ama biraz kendimizi geliştirelim bakın bir büyüğümüzün  siyasi büyüğümüzün çok güzel bir lafı vardır ya diyor ben kime yetki verdiysem masasını büyüttü yapma ya biraz  beynimizi büyütelim kimseyi küçümsemiyorum tabii ki o alınan unvanlar akademik unvanlar hakkedilerek alınmıştır kimseye de buradan herhangi bir  suçlamada bulunamam böyle bir hakka sahip değilim ben gariban bir köylü çocuğuyum. Ama yahu biraz yapalım biraz geliştirelim. Biraz öğretelim bu çocuklara

Evet doğru Ercan hocam son 2 sorumuz kaldı bunlardan birincisi federasyonların evet biraz bahsettik ve sporcu sayısında artış hedefliyorlar o yüzden de çalışmaları var mutlaka bu kapsamda federasyonumuzun federasyonların gelirlerinin artırılması için öz gelir Özgür Bey de bugün bahsetmişti biraz çalışmasında başarılı oldu yani sponsorluk paralarını arttırmakta başarılı bulduğunuz federasyonlar hangileri şimdi özellikle

  • 1 sorudan başlayalım şöyle ki şimdi lisanslı sporcu sayısı neye göre lisanslı sporcu sayısı x bir federasyon veriyorum çıkıp gururla diyor 260.000 sporcum var diyor tamam çok güzel bana faal söyle 260.000 sporcum var diyen federasyon başkanına uluslararası ve  Türkiye içerisindeki Türkiye şampiyonasına katılan müsabaka sayısındaki çocukları çıkardık biz  kalem kalem bakın Türkiye şampiyonasına katılan sporcu sayısı 3800 diyor ya 260.000 sporcu sayım var diyor hesap edin 3.800 Türkiye şampiyonasına katılmış  en önemli şampiyondu demi uluslararası şampiyonaya zaten belirli sıkletler var bu sıkletlere ikişer tane birer birer tane çocuk götürüyorsunuz hadi 80 diyelim yıl içerisinde 5 tane organizasyon diyelim 400 400 çocuk bu çocukların çoğu da aynı kişiler yani onların sayısını bulacağız ya çarpıyorum çırpıyorum  çıkarıyorum topluyorum dediği sayıyı bulamıyorum aktif yarışan sporcu benim için önemli olan ben size 30 milyon lisanslı sporcu da yaparım ama benim için aktivasyonu aktif olan sporcu önemli sayılır şimdi spor bakanlığında bir dönem Suat Kılıç bakanımızdı  6 milyonluk lisanslı sayısı olduğunu söyledi biz bakıyoruz ya ölmüş insanın lisansı hala aktif şimdi bakın okullarda bu işi ciddiye alırsak federasyonlar anlamında biz başarılı oluruz okullarda bu işi ciddiye almazsak eğitimin temel eğitimini eğitimde birlikte sporun orada birlikte yürüyebileceğini  ailelere öğretip bu çocukların gelişimine periyodik olarak fiziksel olarak mental olarak o insanların her iki eğitim bakın spor eğitim okul hayatı aile hayatı cinsel hayat yani bunların hepsi beslenme hepsi birbirine endeksli bizim ülkemizde gelinen noktaya bakıyorsun az önce konuştuk biz şortu tartışıyoruz kısa şort giydi diye onun için biz  temelde bu işi düzeltirsek devamı gelir lisanslı sayısı siz bana 500 milyar deyin benim için hiç önemli değil benim için yıl içerisinde yarışan sayı önemli ki bunu çıkarmak da çok koyuyorsunuz büyükleri koyuyorsunuz topluyorsunuz 10 branş olsun 3 ile çarp 30 bin sporcu yapar nerede bu 260 bin sporcu  bütçesel anlamda öz gelir anlamındaki dediğim gibi rencide etmek istemiyorum bazı federasyonlar çok iyi işler yapıyor ama diğerleri ise sadece devletten gelen parayla ye kulum ye gez başka bir iş yaptıkları yok çünkü kafa sadece oraya çalışıyor bazıları da gider otellerde gidip kişi başı benim tatlım ne kadar diğer insanlar da var ya bu konular çok ağır konular yani konuştukça insanın daha çok şey söyleye si geliyor üzülüyorum sonra ama işimiz çok zor

    TSYD Ankara Şubesi’nden Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı’ya ziyaretten bir kare

Evet peki bu federasyon arasında başarılı olan bu sponsorluk sürecini iyi yürütenler sizce birkaç en azından isim verirseniz çok sevinirim yani birkaç isim derken öz gelirleri ile bir şeyler yapmaya çalışan dediğim gibi yani

  • Bugün voleybol

Yani aslında efektif kullanan yani evet daha verimli kullanan aldığı sponsorluğu

  • Biz ona şöyle diyelim devletin kaynaklarından ziyade veya devletin parasını çarçur etmeden bir şeyleri federasyona ve devlete kazandırıp çocuklara aktarmaya çalışan federasyonların sayısı çok az Erol Ünal Karabıyık bugün voleybol tarihinin en önemli isimlerinden biridir Akif Üstündağ da birlikte yaptılar bugün Akif Üstündağ  yönetici olarak çok büyük tesis kazandırdılar önemli olan tesisleşme önemli olan oradaki hizmet aktivasyonuna yukarıya çıkarılması hem tesis anlamında hem hizmet anlamında hem de eğitim anlamında e badminton bunu başardı judo kendi tesislerine geçti çalışmalarını sürdürüyor daha birkaç tane daha branşı ekleriz

Tenis federasyonunun aslında birkaç çalışmasını gördüm Cizre’de 1 tane

  • Kimin?

Tenis federasyonu

  • Teniste tenis federasyonu İstanbul Maslak’taki tesislerini hazır hale getirdi uzun zamandır cengiz başkanım biliyorum. Ankara’da Gölbaşı tarafında bir çalışması var bürokratik bir engelleri vardı orayla uğraşıyor çözmeye çalışıyor bu işin biraz da bürokrasisi var bürokratik engelleri aşmak ve bütçe bulmak gerekiyor tesisleşme adına  dediğim gibi yani bugün devlet buna müdahale etmeli 7 tane ana bölge yapıp 7 ana bölge bütün olimpik kamp eğitim merkezlerini oralara çekmek turizm firmalarını zengin etmek otel otelleri zengin etmekten artık kurtulmalıyız devletimiz çok büyük tesisler inşa etti bu ülkede cumhuriyet tarihinin en önemlisi ama unuttuğumuz bir şey var çok amaçlı  kamp eğitim testleri bana göre de burada kaybedilmiş bir şey yok  devletimiz talimat verdikten sonra 6 ay 7 ay içerisinde 7 pilot yer seçilerek Türkiye’nin coğrafyasına göre çok üstüne kamp eğitim merkezleri yataklı yemeli içmeli tüm branşların içinde olduğu yapılabilir o zaman aktivasyonun daha üst düzey olacağını düşünüyorum çünkü bugün birçok köye gittiğinde badminton oynandığını görüyorum masa tenisi oynandığını görüyorum. Kur’an kursunun bahçesinde gidip tenis oynayanı basket atanı görüyorum. O yüzden biraz işin temelinde indiğimiz zaman Türkiye’nin gelecek adına önünün çok aydınlık olduğunu düşünüyorum ama şöyle ki kendini bu işe adayan insanların bu işin içerisinde yöneticilik yapmalarını istiyorum yiyip içip gezenlerin değil.

    Türkiye Spor Yazarları Derneği Ankara TSYD Ankara Şubesi yönetimi, Kırıkkale Valisi Yunus Sezer’i ziyaret etti.

Benim şahsen çok merak ettiğim bir konu daha var spor liseleri hakkında ne düşünüyorsunuz Türkiye de spor liselerinin sanki sayısı artsa mı yoksa bu spor liselerinin aslında daha çok üniversite ve yüksek lisansa mı yönlendirmemiz daha mantıklı sizce.

  • Amerika bunun çözümünü bulmuş sponsorlukla bulmuş. Nasıl bulmuş? burs vererek bulmuş yani başarılı çocuğu gidiyor. Teksas’ın bilmem ne köyünden diyelim kasabasından alıyor getiriyor teklifini yapıyor diyor ki sen basketçisin diyor ona sponsor oluyor ve onun hayatını kurtarıyor. Bizdeki bu sistem bu çarpık sistem milli eğitim bakanlığının elinde olduğu sürece spor okulları istediği kadar arttırılsın. Çünkü Ankara’da bizim hemen yanı başımızdaki iki kilometre ötede var. Voleybol okulumuz var. Kimlerin o voleybol okuluna girdiğini milli eğitim bakanlığından görüyoruz. Voleybolla alakası olmayan insanların 6 tane soruyu bilerek 10 tane soruyu bilerek oraya girdiğini görüyoruz yani doğru işler yapmıyoruz. Tabii ki arttırılsın. Bütün branşların okulu olsun bu ülkede şöyle diyelim. Birkaç tane ilde olsun dersleri olsun ama bu şekilde tamamen birilerine endeksli okullar olacaksa hiç olmasın. Ama dediğim gibi besyoların sayısını bugün 96 mıdır 97 bile nedir tam bilmiyorum belki 100 ü de geçmiş olabilir ama yanlış bir eğitim yapılıyor ben bunu akademisyenlerle de tartışıyorum profesör arkadaşlarım da var tartışıyorum ağır eleştiriyorsun diyorlar evet ağır eleştiriyorum. Neden ağır eleştiriyorum? Ya 320 puanla besyo’ya girilmez. Mümkün değil olmaz böyle bir şey. 320 puan ya adı üstünde bunu yolda yürürken 4 tane kitabı okuyan otobüste okuyan çocuk bile başarır. Kimseyi küçümsemek istemiyorum. Millilik hakkından aldıkları puanlarla Hakkâri’deki gerçekten hak eden insanın önüne geçerek okula girenlere üzülüyorum ben yazıktır çünkü doğru eğitimle oradan mezun olmuyorlar. O nedenle diyorum ki pilot pilot pilot iller yapalım pilot okullar yapalım. Örnek veriyorum 500 puanlık besyo yapalım. Beş tane besyomuz 500 puan olsun 480 puan olsun. Hak edenler girsin oraya biz ne zaman hakkedene o mükafatı verirsek çok daha başarılı oluruz. Ha güzel işler yapılmıyor mu korkunç güzel işler yapılıyor burada söylemezsek ayıp olur spor bakanlığımız iyi çalışmalar yapıyor eksik olabilir eleştirebiliriz ama şu anda Türkiye Cumhuriyeti devleti sportif anlamda çok üst düzey işler yapılıyor her ne kadar fikirsel anlamda paydaşlar farklı partilere kanalize olsa da bana göre doğru işler yapıyor

Çok teşekkür ederiz Ercan Bey Ercan hocam spor derneği adına hem de bugünkü sohbete katıldığınız için sporda kadın adına da çok teşekkür ederim bu canlı yayını zaten bu sohbeti düzeltiyorum bu sohbeti spor derneği sayfasından izleyebilecekler yazılı hale de getirecekler. Çok teşekkür ederim sizden çok şey öğrendik bugün fikirleriniz bizim için çok kıymetli umarız Türkiye spor yazarları derneğinde de Ankara şubesinde çok güzel etkinliklerimiz olacak çok güzel sosyal tesis haline gelecek orası inanıyoruz. Çok çok başarılar dileriz Ercan hocam umarım ortaklaşa işlerimizde olur iş birliği de yaparız ileride de görüşürüz.

  • Mutlaka mutlaka

Çok seviniriz sporda kadın adına hem de spor derneği adına çok teşekkürler görüşmek üzere kendine çok iyi bakın

  • Sağ olun teşekkür ediyorum. Sporda kadın olmasından çok mutluyum kedinize iyi bakın

İlgili yazılar

Malatya Arguvan’dan Denize Yelken

Admin

Sporda Kadın: Dünya Boks Şampiyonu Büşra Işıldar

Admin

Sporda Kadın: Motosiklet Sporcusu Gökçen Kabaş

Admin